19112017Pz
Son Güncelleme:Prş, 10 Ağustos 2017
Güncel:

Genel Haberler

Kalp Krizi Nasıl Anlaşılır?

Kalbi besleyen, koroner arterler adı verilen üç damardan birinin veya dallarının tıkanmasına ve damarın suladığı kalp kasının hasar görmesine kalp krizi denir. Sigara içen, beslenmesine dikkat etmeyen, kolesterolü veya şekeri yüksek kişilerde kalp damarlarının içinde plak adı verilen kolesterol birikintileri vardır. Bu birikintiler hiçbir bulgu vermeyebilir. Fazla sayıda plak olması ve plakların üzerindeki koruyucu tabakanın ince olması yırtılma/kopma riskini artırır. Damar içindeki plakların yüzeyi koruyucu bir tabaka ile kaplıdır. Buna rağmen fiziksel veya duygusal bir yüklenme (ağır kaldırma, koşma veya aniden kötü bir haber alma) veya yağlı ağır bir yemekteki toksik maddeler plağın yırtılmasına neden olur. Yırtılan plağın üzerine hücum eden kan hücreleri kısa süre içinde bir pıhtı oluşturarak damarı tıkaması sonucu kalp krizi gerçekleşir.

KALP KRİZİNDE ÖZELLİKLE KİMLER RİSK ALTINDA? 

1. Kalp krizi en çok 40 yaş üzerindeki erkek hastalarda görülür. Kadınlarda ise daha çok menopozdan sonra ortaya çıkar. Kalp damarlarında tıkanmaya neden olan risk faktörleri ne kadar çoksa kalp krizi riski de o kadar yüksektir. 

2. Bir numaralı risk faktörü tansiyon yüksekliğidir.

3. Sigara önemli bir risk faktörüdür. Bağımlılığın azaldığı batı ülkelerinde kalp krizi oranları düşmektedir. 

4. Kötü beslenme ve kolesterol yüksekliği damarları tıkayıcı bir rol oynar. Hayvansal gıdalardan, doymuş yağlardan zengin bir beslenme, aşırı miktarda şeker ve şekerli gıdaların tüketimi kolesterol ve şekeri yükselterek kalp krizi riskini artırır. 

5. Şeker hastalığı kalp krizi geçirme riskini 2 misli artırır. 

6. Koltukta televizyon seyreden, masa başında çalışan insanların riski yüksektir. Düzenli spor yapanların kalp krizi geçirme oranı yüzde 50 daha azdır. 

7. Yaş ilerledikçe risk artar. Erkeklerde 55, kadınlarda 65’ten sonra kalp krizi riski her on yılda bir ikiye katlanır.

8. Aileden birinin erken yaşta (erkekse 55, kadınsa 65 yaşından önce) kalp krizi geçirmiş olması riski artırır. l Doğum kontrol hapı kullananlarda, menopoz sonrası hormon tedavisi alanlarda kalp krizi riski artar. Menopoza giren kadınların ateş basması ve terlemelerden kurtulmak için alacakları hormon tedavisi hem kalp krizi hem meme kanseri riskini artırır. 

9. Şişmanlık hem riski artırır, hem de krizin daha ağır seyretmesine neden olur. 

10. Diş eti hastalıkları da riski yükseltir .

GÖĞSÜ AĞRIYAN KİŞİ KALP KRİZİ GEÇİRİP GEÇİRMEDİĞİNİ NASIL ANLAR?

1. Kalp ağrısı göbeğin üstünden çeneye kadar tüm üst göğüs bölgesinde, sol kolun, nadiren sağ kolun iç yüzünde ve sırtta görülebilir. Göğüste baskı olmadan sadece sırtta veya sadece sol kolda ağrı olmaz. 

2. Kalp ağrısı bıçak ucu batması veya iğnelenme şeklinde olmaz. Baskı, yanma veya sıkışma şeklinde olur. Hastalar göğüslerine bir ağırlık geldiğini, ezildiğini veya birisinin kalbi ellerinin arasına alıp sıkıştırdığını söyler. 

3. Kalp ağrısı genellikle fiziksel veya duygusal bir yüklenme veya aşırı bir yemek sonrası gelir. Koşarken, elinizde yük taşırken, patronunuzla kavga ettiğiniz esnada ya da aniden kötü bir haber aldığınız anda gelebilir. Hiçbir stres olmadan oturduğunuz veya yattığınız yerde gelme ihtimali daha azdır. 

4. Kalp ağrısı üç, beş dakika, en fazla on beş dakika sürer. On beş dakikadan fazla sürmesi hastanın kalp krizi geçirdiği anlamına gelir. Sabah başlayan ağrı akşama kadar devam ediyorsa ve hasta bu sırada günlük aktivitesine devam edebiliyorsa bu kalp ağrısı değildir. 

5. Kalp krizinde ağrıyla birlikte bulantı, kusma, soğuk terleme, rengin solması gibi belirtiler olabilir. 

6. Kadınlarda tipik göğüs ağrısı olmayabilir, kadın hastalar daha çok çabuk yorulmadan ve nefes darlığından şikayet ederler. 

7. Kalp ağrısı bazen sadece gaz şeklinde olur. Riskli hastalar durduk yere gelişen bir hazımsızlık atağından gaz ve şişkinlikten her zaman şüphelenmelidir. 

KALP KRİZİ GEÇİRDİĞİNİ ANLAYAN KİŞİ NE YAPMALI?

1. Kalp krizi geçirdiğinden şüphelenen bir kişi ilk olarak hemen bir aspirin çiğnemelidir. 

2. Yürümek, koşmak doğru değildir. Ayaklar biraz yukarıda olarak uzanıp, istirahat edilmeli. 

3. Ambulans çağırın. Bu sırada yakınlarınız sizi önceden belirlediğiniz, 24 saat koroner anjiyografi ve balon/stent işlemi yapma kapasitesine sahip hastaneye bir an önce ulaştırmak için hazırlık yapmalı. Ağrı başladıktan sonraki ilk iki saat içinde hastaneye ulaşmanız halinde balon ve stent uygulanarak tıkanan damarın kalpte kalıcı hasar oluşmadan açılması mümkündür. 

4. Doktorunuz daha önce dil altı nitrogliserin verdiyse dilinizin altında emin. 

KALP KRİZİ SONRASI DÖNEMDE NE YAPILMALI? 

Kalp krizinin ilk 24 saati çok önemlidir. Ani kalp durmaları ve kalp yetmezliği gibi komplikasyonlar olduğu için hastaların bu dönemi mutlaka hastanenin koroner bakım ünitesinde geçirmesi gerekir. Evde ilaçlarınızı doktorunuzun tariflerine uyarak kullanın. Göğsünüzde yanma, ağrı, baskı gibi şikayetler olması halinde doktorunuza haber verin. Günde en az bir kez tansiyonunuzu ölçün. Büyük tansiyonun 11’in altına düşmesi, 16’nın üzerine çıkması halinde doktorunuzla konuşun. Kalp atışlarında düzensizliğin sık olması, birlikte baş dönmesi ve fenalık hissi halinde doktorunuzla konuşun. Kalp krizi geçirenlerde uykusuzluk, endişe hatta depresyon sık görülür. Olumlu düşünün. Boğazınıza hakim olup, biraz da yürürseniz kalp krizi geçirme riskiniz azalır. İdeal kilonuza inmek için zayıflayın. Yatakta istirahate gerek yok. Ağırlık kaldırmayın ve stresten uzak durun. Mümkünse ilk ay işe gitmeyin, araba kullanmayın ve seks yapmayın. Altıncı haftadan sonra, doktorunuz izin veriyorsa günde 20 dakika hafif tempoda yürüyüş yapabilirsiniz. Asla sigara içmeyin. Hayvansal tüm besinleri bırakıp bitkisel beslenin. Şekerli yiyecekler yemeyin.

KALSİYUM HAPLARI VE  KALP KRİZİ

Osteoporoz tedavisinde kullanılan kalsiyum hapları kalp krizi riskini artırıyor. Amerikalı ve Yeni Zelandalı bilimadamlarının yaptığı araştırma sonucunda osteoropoz tedavisinde kalsiyumun yerinin tekrar gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna varıldı.

Kemik miktarındaki azalma ve kemik kırılganlığındaki artma ile seyreden, ''osteoporoz'' olarak bilinen kemik erimesi hastalığının tedavisinde genellikle yaşlıların içtiği kalsiyum haplarının kalp krizi riskini artırabileceği bildirildi.

Amerikalı ve Yeni Zelandalı bilimadamları, 12 bin kişiyi kapsayan 11 araştırmanın sonuçlarını değerlendirdi.Konuyla ilgili değerlendirme ''İngiliz Tıp Dergisi''nde yayımlandı.

Bilimadamları, kalsiyum haplarının kalp krizi riskini yüzde 25-30 artırdığını belirtti. Riskin, kişinin yaşı, cinsiyeti ve kalsiyum ilacının çeşidinden bağımsız olarak arttığı vurgulandı.

Araştırmacılar, kalsiyum bakımından zengin gıdaların yenmesi gerektiğini belirtiyor.

 

Yorum (0) Tıklanma: 12437

Deprem Anı ve Sonrasında Yapılacaklar

Deprem ülkemizin önemli bir gerçeği. Türkiye'nin dörtte üçünden fazlası deprem bölgesi konumundadır. Bu nedenle depremle ilgili eğitim ve bilgilendirme çalışmaları çok önem kazanmaktadır. Bu çalışmları yapan çok sayıda kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütü bulunmaktadır. Sivil toplum örgütlerinden biri de Afete Hazırlık ve Deprem Eğitimi Derneği - AHDER.

AHDER'in, çocukların afet ve afetlere hazırlık bilincini arttırmaya yönelik olarak hazırladığı rehber, deprem öncesi, sırası ve sonrasında neler yapılması gerektiği konusunda önemli bilgiler sunmaktadır. Derneğin çalışmalarına Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara da katılıyor. AHDER'in internet sitesinde çocuklar "Deprem Dede"ye sorular yöneltebiliyorlar.

Sitenin "Deprem Dede Depremi Anlatıyor" başlıklı sayfasında deprem öncesi, deprem sırası ve sonrasında ne yapılması gerekir sorularına verilen yanıtları derlemeyi uygun gördük.

DEPREM ÖNCESİ NELER YAPABİLİRİZ?

  1. Yapılacak ilk iş depreme güvenli evlerde oturmak diğeri ise eğitimdir.

  2. Deprem olduğunda uygulamak üzere ailenizle bir plan yapmalısınız; bunları deprem olmadan uygularsak, deprem sırasında paniğe kapılmayız.

  3. Yatağınızı aynalardan, camlardan, dolaplardan uzak yerlere yerleştirin. Ağır eşyaları üst raflara koymayın. Üzerinize düşebilecek eşyaları ailenize danışarak düşmeyecek şekilde yerleştirin.

  4. Bir deprem çantası hazırlayın.

  5. Yatarken oda kapılarını açık bırakın. Gece yatarken cam kırılmasına önlem olarak perdelerinizi kapalı tutun.

  6. Yatağınızın yanında el feneri ve terlik bulundurun.

  7. Sarsıntı sırasında çıkışı engelleyecek dolap, masa gibi eşyaları kapı yanına koridorlara ve çıkış yollarına koymayın, devrilebilecek eşyaları büyüklerinizden yardım alarak devrilmeyecek duruma getirin.

  8. Kitap raflarını, dolapları duvara tutturun.

DEPREM ÇANTASININ İÇİNDE NELER OLMALI?

İlk yardım çantası, el feneri ve yedek pili, pilli radyo, düdük, bir miktar para, telefon jetonu veya kartı, bir şişe su, bisküvi ve konserve gibi bozulmayacak (belli aralıklarla yenileriyle değiştirmeniz gereken) yiyecekler. İç çamaşırı, çorap, bir hırka ya da kazak. En önemlisi, eğer sürekli kullandığınız bir ilaç varsa mutlaka çantada bulunmalıdır.

DEPREM ANINDA KENDİMİZİ NASIL KORUYABİLİRİZ?

  1. Her şeyden önce deprem anında sakin olmaya çalışın.

  2. Her yerde en önemlisi; başınızı ve boynunuzu koruyun. Eğilin, kapanın ve tutunun.

  3. Evdeyseniz; pencere ve camlardan uzak sağlam bir masa veya mobilyanın yanına eğilin, kapanın ve tutunun. Özellikle koltuk yanı gibi sağlam eşyaların yanına eğilin ya da yan yatın, başınızı ve boynunuzu kapanarak koruyun ve tutunun. Kitaplık ve kitaplar, müzik seti ve televizyon düşebilir. Deprem sırasında yatağınızda uyuyorsanız, hemen yatağın yanına inin, eğil-kapan-tutun pozisyonuna geçin.

  4. Okuldaysanız; sıranızın yanına ya da sıraların arasına eğilin, kapanın ve tutunun. Başınızı ve boynunuzu ellerinizle ya da yumuşak bulduğunuz bir şeyle koruyun. Yüzünüzü pencere ve camlardan uzak tutun.

  5. Koridordaysanız; yakınınızda masa ve sıra yoksa, bir duvarın yanına eğilin ve kapanın.

  6. Kütüphanedeyseniz; kitapların üzerinize düşmeyeceği bir yere ve pencerelerden uzak bir yerde eğilin, kapanın ve tutunun.

  7. Açık havadaysanız; pencerelerden, binalardan, elektrik tellerinden uzak ve boş bir noktaya doğru gidin. Gidemiyorsanız, binalardan uzak bir yerde eğilin, kapanarak başınızı ve boynunuzu koruyun. Çocuk bahçesinde kaydırak, tahterevalli, salıncak gibi oyun araçlarından uzaklaşın.

  8. Arabadaysanız; şoföre; direk, alt-üst geçit ve köprülerden uzak bir yerde durmasını söyleyin ve arabayı terk etmeyin. Sakin olun, panik yapmayın.

  9. Tiyatro ya da sinemadaysanız; sakin olun. Yetkililerin anonslarını bekleyin. Kapılara koşmayın. Sıraların arasına eğilin, başınızı korumak için kapanın, uygun bir yer varsa tutunun. Eğer üzerimize düşecek bir şey varsa (tavanda sallanan avize gibi) başka bir yere geçin.

  10. Market ya da alışveriş merkezlerindeyseniz; panik yapmayın. Büyük kolonlardan, raflardan ve dolaplardan uzak durun. Yangın çıkışlarına, merdivenlere ve yürüyen merdivenlere ve asansörlere koşmayın. Anonsları dinleyin, mağaza güvenlik personelinin uyarılarını yerine getirin. Satın aldığınız eşyaları bırakın. Tezgâh yanlarına eğilin, kapanın ve tutunun.

DEPREMDEN SONRA NELER YAPMALIYIZ?

  1. Deprem sonrası yapmanız gereken en önemli iş yaralı olup olmadığınızı kontrol etmektir.

  2. Sakin olmaya çalışın ve çevrenizdeki seslere kulak verin.

  3. Depremden sonra ailenizle daha önceden belirlediğiniz buluşma yerlerini düşünün. Ailenizle birlikte değilseniz ve yalnızsanız bu yerlere ulaşmaya çalışın.

  4. Evden çıkarken gaz, su vanalarını ve elektrik düğmelerini kapatın ya da kapatılması için uyarıda bulunun. Herhangi bir gaz kaçağı olasılığına karşı kibrit, çakmak gibi alev çıkaran araçları kullanmayın.

  5. Pilli el feneri kullanabilirsiniz. Evden çıplak ayakla çıkmayın; cam kırıklarına basıp yaralanabilirsiniz. Evinizden çıkarken kesinlikle asansörü kullanmayın, tehlikeli olabilir. Merdivenler zarar görmüş olabilir, çok dikkat edin.

  6. Deprem çantanızı yanınıza almayı unutmayın.

  7. Yetkililer size ne yapmanız gerektiğini anons ediyorlarsa onları dinleyin. Eğer böyle bir duyuru yoksa sarsıntının bittiğinden emin olunca açık bir alana gitmeye çalışın.

  8. Büyük depremlerde evimiz yıkılmamış olsa bile içine girmemiz tehlikeli olabilir. Eve girmek için yetkililerin evinizi görmeleri ve girmemizi onaylamalarını bekleyin.

  9. Dışarıda yaşarken yetkililerin uyarılarını uygulayın. Büyük depremlerden sonra sürekli asılsız söylentiler ve haberler yayılır. Bu asılsız haberlere inanmayın. Siz de asılsız bu tür haberler yaymayın. Artçı depremler ve olası depremler ile ilgili haberleri sadece yetkililerden dinleyin. Bunlar; Kandilli Rasathanesi, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, ilinizdeki valilik, kaymakamlık ve emniyet müdürlükleri ile Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü gibi kurumlardır.

 

Yorum (0) Tıklanma: 8649

MERKEZİ SİSTEM SINAVLARI SORULARI

ÜNİVERSİTE TAVAN - TABAN PUANLARI

ÜNİVERSİTEYE YERLEŞEN İLK 100 ADAY