22082017Sal
Son Güncelleme:Prş, 10 Ağustos 2017

Güncel:

Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) Yeniden Kuruluyor


Türkiye’nin farklı yerlerinden 180’in üzerinde öğrenci kulüp ve topluluğunun katılımıyla ODTÜ’de gerçekleşen geniş katılımlı gençlik toplantısında Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun yeniden kurulması kararı alındı. Bu karar gençlik arasında büyük

bir heyecan yarattı. 15 Mart 2013’te ODTÜ’de 500’ün üzerinde delegenin katılımıyla Üniversite Kongresi gerçekleşmiş ve bir deklarasyon yayınlanmıştı. Üniversite Kongresinin yayınladığı sonuç deklarasyonu şöyledir:

“Tüm Türkiye’den 180’in üzerinde öğrenci kulüp ve topluluğunun 15 Mart’ta ODTÜ’de gerçekleştirdiği Üniversite Kongresi, ülke ve üniversiteye ilişkin üniversite gençliğinin fikirlerini ve bu doğrultuda geliştireceği tutumu ortaya koyarak tamamlamıştır. Temsil niteliği bulunduğuna ülkenin dört bir yanındaki irili ufaklı üniversitelerden gelen yüzlerce delegenin şahit olduğu Kongre’den çıkan kararlar ülkenin geleceğine damga vurma iddiasındadır.

Üniversite kongresi, üniversitenin kurumu olduğu toplumun sorunlarından bağımsız olamayacağı, bu sorunlara ilişkin geliştirileceği duyarlılığın konum itibariyle bilimden, aydınlanmadan, bağımsızlıktan ve özgürlükten yana olması gerektiği gerçeğinden hareket ederek bu başlıkları tek tek ele almış, bu değerlerin güncellikteki izdüşümleri üzerine tartışmıştır.

Burada belirtilen kararları oluşturan tartışmaların bütünü, Kongreden sonra çıkartılacak olan ve tüm tebliğ ve sunumların yer alacağı Kongre Kitapçığında yer alacaktır.

1. Kongremiz, ülkemizde yürütülen savaş çığırtkanlığına, emperyalizmin politikalarında ülkemizin rol almasına kesin olarak karşı olduğunu ilan eder.

2. Kongremiz iktidarın dayattığı yeni anayasayı ve ülkeyi tek adam yönetimine geçirecek olan başkanlık sistemini koşulsuz reddetmektedir. Bu çerçevede yeni anayasa ve başkanlık sisteminin iç yüzü halka anlatılacak, alternatifler yaratılıp topluma mal edilecektir.

3. Üniversiteliler ülkede artan dinselleşmeye karşı aydınlanma değerlerinin taşıyıcısı ve aydınlanmanın kararlı savunucuları olmaya devam edeceklerdir.

4. Yeni YÖK yasasına karşı çıkmak bir ülke meselesidir. İlerici üniversite gençliği, meydanı akıl dışılığa teslim etmeyecek, üniversitenin ruhuna fatiha okutacak yeni YÖK yasasına geçit vermeyerek işe başlayacaktır.

5. Üniversiteli kimliğine şeklini veren bilimsel düşünüşün terk edilmesine izin verilmeyecek, akademiden uzaklaştırılan bilim üniversitede var edilmeye devam edecektir.

6. Kültür sanat alanına yönelik ülke genelinde süren kısıtlama ve içerik boşaltma çabalarına Kongremiz kesin olarak karşı duracaktır. Üniversitelerdeki kültür-sanat alanının canlandırılması kongremiz katılımcısı üniversite kulüplerinin ve tüm Türkiye gençliğinin sorumluluğudur.

7. Kongremiz, üniversite gençliğinin uzun yıllardır savunduğu ve savunduğu için hapislerde dahi yattığı eşit – parasız eğitim talebini sahiplenmektedir. Kongremiz, bu mücadelenin yükseltilmesi görevini üstlenecektir.

8. Üniversite gençliğinin umutlarını ve hayatla olan bağlarını zedeleyen, bunun yanında ülkenin geleceğini olumsuz etkileyen geleceksizliğe karşı mücadele edilecek, üniversite öğrencileri arasında dayanışma bağlarının kuvvetlendirilmesi için çalışmalar yapılacaktır.

9. Kongremiz yüzlerce öğrenciyi cezaevlerine gönderen siyasi iktidarı ve artık onun güdümünde işlediği herkesçe kabul edilen yargıyı lanetler. Kongremiz cezaevlerindeki öğrencilere özgürlük talebini tekrar eder ve cezaevindeki öğrencilerle dayanışma duygularını ilan eder.

10. Kongremiz, üniversitelerde artarak devam eden soruşturma ve Özel Güvenlik terörüne gençliğin boyun eğmeyeceğini ilan eder. Soruşturma ve ceza alan, ÖGB terörüne maruz kalmış tüm öğrencilerle dayanışma duygularını belirtir.

11. Kongremizde tüm Türkiye yükseköğretiminden anlamlı bir toplam birleşmiştir. Bu birlikteliğin ülkeye umut olabilmesi için güçlenerek sürdürülmelidir. Bu nedenle Üniversite Kongresi, kongreye katılan ve kongre kararlarını onaylayan tüm kulüp ve toplulukların oluşturduğu Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun kuruluşunu ilan eder.”

FİKİR KULÜPLERİ FEDERASYONU NEDİR?

Fikir Kulüpleri Federasyonu, 1965 yılında Sadun Aren'in görüşlerinin Türkiye İşçi Partisi Gençlik Kollarında etkin olamaması üzerine, ağırlığı Siyasal Bilgiler Fakültesi Fikir Kulübü olan gençlerin diğer fakültelerde kurulu fikir kulüplerini bir araya getirilmesiyle kurulmuştur.

Fikir Kulüpleri'nin kuruluş amacının gençlik sorunlarının ülke sorunlarından ayrı tutulamayacağını anlatmak ve sosyalizm için mücadele etmek olduğunu belirtiyorlardı. Ülke gündemini yakından takip ediyorlar, tartışmalar yapıp ülke gündemine nasıl müdahale edebilecekleri hakkında değerlendirmeler yapıp eylemler düzenliyorlardı. Fikir Kulüpleri, bu özelliğiyle öğrencilerin sosyalizmi tanıdıkları ve sosyalizm mücadelesine katkı koydukları yerler olmuştu.

TİP aynı yıllarda kapılarını aydınlara açarak tartışmaların eksenini "Bu ülke nasıl kalkınır?" sorusu oluşturmaya başlamıştı. Onlar için; Emperyalist ülkelerin bağımlılığından ve sermayedarların düzeni olan kapitalizmden kurtulmadan onurlu bir gelecek yaratmak imkânsızdı. O yüzden amaçları; kapitalizmi bu topraklardan kovmak ve yerine eşitliğin, özgürlüğün ülkesini Sosyalist Türkiye'yi kurmak.

Öğrencilerin sadece düşünmekle yetinmeyip, aynı zamanda bir şeyleri değiştirmek için mücadele ettiği kısa zamanda anlaşıldı. 1965 yılında Milli Petrol Kampanyası'nı gerçekleştiren öğrenciler, şirketlerin Türkiye'deki petrol kuyularının kullanılmasına izin vermemesini protesto ediyordu. Bunun sonucu olarak TİP'li ve FKF'li öğrenciler, CHP çizgisine kaymış olan gençliği sosyalizm mücadelesine çekiyorlardı.

Bu kampanyayı 1967 yılındaki "Özel okullar kapatılsın" kampanyası izledi. 14 Mayıs 1968, NATO'ya Hayır Haftası ilan ediliyor ve NATO'nun emperyalist bir örgüt olup, dünya halklarına terör ve kıyımdan başka hiçbir şey getirmeyeceği ilan ediliyordu.

10 Haziran 1968'de, öğrenciler eğitimde reform talebiyle boykotlara başlıyorlar ve İstanbul Üniversitesi'ni işgal ediyorlardı. Zamanla bu eylemler yurdun dört bir yanına yayılıyor ve Derby işçilerinin fabrikalarını işgal edip haklarını almalarına yardımcı oluyorlardı. Tüm bunlar sürerken, Amerika Birleşik Devletleri 6. Filo'yla Dolmabahçe önlerine demirledi. 6 Ocak 1969'da ODTÜ'yü ziyarete gelen Amerikan Büyükelçisi Robert Kommer, evine taksiyle gitmek zorunda kalıyor, çünkü limuzini devrimci öğrenciler tarafından yakılıyordu.

1969'da, 6. Filo tekrar İstanbul'a demirliyor ve bunun üzerine bir eylem düzenleniyor ve binlerce işçi, öğrenci meydanlara akıyordu. Bu olaylarda 2 TİP'li işçi hayatını kaybediyor ve tarihe Kanlı Pazar olarak geçiyordu.

 

Yorum Ekleyin
  • Henüz hiç yorum yok

MERKEZİ SİSTEM SINAVLARI SORULARI

ÜNİVERSİTE TAVAN - TABAN PUANLARI

ÜNİVERSİTEYE YERLEŞEN İLK 100 ADAY